15 Mayıs 2015 Cuma

hayvan çiftliği

ben bu kitabı okudum, okumadım, acabalardaydım. okumaya başlayınca evet okumuşum dedim ama tabi ki tekrar okudum. 1984 ü okurken de her satırda hayrandım bu kitabı okurken de tekrar hayran kaldım. sistemi, siyaseti, otoriteyi, liderleri, halkı öyle güzel betimlemelerle anlatıyor ki sevmemek elde değil. kitap, hayvanların darbe yaparak idareyi ele alıp, insanları kovmalarını, bütün işleri hep bir elden, eşit, adil, demokratik bir şekilde çözmelerini anlatıyor. hayvanların en akıllısı domuzlar olduğu için lider onlar oluyor ama nasıl günümüzde partiler varsa onlarında iki lideri var biri başka diğeri daha başka. işler çok güzel giderken gel zaman git zaman insanoğlu gibi bu hayvanlar da çiğ süt emmiş herhalde koydukları kurallar, eşitlik anlayışları, beraberlikleri yavaş yavaş bozulup, insanların yapmış olduğu diktatörlüğü bir domuz bey yapmaya başlıyor, kendilerinden olmayan hayvancıkları (tipik kast) ezmeye başlıyor, artık her şey eskisinden de kötü olmaya başlayınca, farklı isyanlar, tekrar darbe çabaları, olaylar, olaylar. george amca, o kadar yıl önceden o günleri eleştirdiği gibi tee bu günlere de ışık tutmuş, ayrıca sadece tek tarafı değil o dönemdeki diğer liderleri, tutumları da eleştirmiş. çok güzel pek güzel.