9 Aralık 2014 Salı

animekalpbenüç


biraz da anime izlemek te fayda var pek tabi. ilk sırada miyazaki ustanın son olduğunu iddia ettiği eseri var, filmde de emekliliği vurgulayan bölümler mevcut yani bilmesem de adam sinyal veriyor derdim. kaze tachinu (the wind rises) yani rüzgar yükseliyor, izleyenler bilir miyazaki'nin bir uçma takıntısı var (bence) bu filmde pilot olmak için deli gibi hayaller kuran o  uğurda hayatını şekillendiren jiro'nun (ki adam gerçekmiş yani hikaye gerçek) bir nevi hayat hikayesini izliyoruz. önce çocukluğu ile başlayıp oradan üniversite yıllarına geçiyoruz uçak mühendisi olmuş kerata, o ara japonya'nın sanırım en büyük kabusu olan deprem işleniyor. jiro, o karmaşada bi kız çocuğuna yardım ediyor ve filmin aşk kısmı da burada başlıyor. okul yıllarının devamında iş hayatı, idealleri, planları, azmi, başarıları, alevlenen aşk ve sıkıntılar. evet belki diğerleri gibi çok çok güzel değildi belki hayal dünyasını (hayal dünyası sadece rüya olarak işlenmiş) çok çok konuşturmamıştı, mühendislik kısmı fazlaydı ama yine de usta işte. çizimler pek şahane, duygular güzel. seviyorum bu adamı. umarım son değildir.

oki moki uzun bi adı var ingilizcesi sanırım wolf children, yine ne izlesem sıkıntısıyla dolu olduğum bi gece, birisi kurt mu dedi du bakam dedim (: şimdi hanım kızımız, filmin başında çat diye bi günde adama aşık oluyor, adam kurt adam çıkmasın, ee aşk bu vazgeçmeyip evleniyorlar. işte hemen çocuk da yapıyor hemde iki tane fakat sonra yollar ayrılıyor :( hatun iki kurt çocukla kalıyor bir başına, ee çocuk zati problem bi de bunlar darlanınca felan kurta bağlıyorlar allahhh. kadın da çocukları özgür ve rahat olsun diye kırsala taşınıyor ve çocuklar başlıyor büyümeye. işte böyle bir hikaye, çocuklardan biri kurt olmayı bir insan olmayı tercih ediyor. o gelgitler, kendilerini keşifleri, annenin zor anları, hayata tutunma çabası, sıfırdan başlaması öyle güzel anlatılmış ki. kız çocuğun sinirlenince kurtçuk olması hov hovlaması çok şekerdi, oğlanın ürkek halleri yemeklik. hüzünlü olsa da huzurlu bir animeydi. sevdim.

barakamon, film değil 12 bölümlük bir seri. zaten 20 dakka bişi kısacık yane. ben animelerde çocuklara bayıldığımdan böyle çoluklu çocuklu pek tercihimdir. onların gülmesi güzel, ağlamaları, tepinmeleri, muzurlukları hep bi güzel. dizi de kaligrafi ustası genco bir delikanlımız var ama yazısı beğenilmeyince sen bi atarlan ustana yumruk at ulu orta yerde, bunun üzerine kendisi köy gibin bir adaya sürülüyor maksat kendini toplasın, yazısını düzeltsin, güya hep çalışçak yane. ama daha ilk günden evini çocuk, genç bir topluluk zaten basmış olup, ilerleyen günlerde sürekli başında olacağının sinyalini verdi. işte çoçuklarla geçen bir yaz, bissürü eğlence, darlık, anı. gerçek sevgi, bağlılık mis gibi işlenmiş. anime de daha yeni olduğu için görsellerin güzel olduğunu söylememe gerek yok bence. insanın kıskandırıp yaee ben de ben de dedirten bi ton sahne. yine sevdim (:
görseller: wikipedia
not: gönül görsele boğmak isterdi ama tembel bi insanım.