30 Ekim 2014 Perşembe

kemik bahçesi ve ölümün kimyası

tess hanımın birkaç kitabını daha okumuştum haliyle yazarın adını görünce şüphe duymadan okumaya başladım. kendisi tıbbi gerilim konusunda duayen. ben de dedim heaa ne güzel okunur bu lakin öyle olmadı. kitap, hem bugünde hem de geçmişte ilerliyor. şimdiki zamanda, kadının biri yeni bir eve taşınır ve bahçesinde çok çok eski kemikler bulur. kadın, ben bu kemiklerin sahibini bulurum der ve başlar araştırmaya. geçmişteki bölümde fakir, zavallı bir kız, birkaç tıp öğrencisi, bir doktor ve ailesi, bir katil ve kurbanlar. işte yazar hanım, cinayetlerle heyecan katmaya çalışmış ama bence olmamış. kısaca geçmişteki cinayetler, günümüzdeki kemikleri aydınlatılma çabasını okuduk. sonuç, beğenmedim, zorlanarak okudum, ve kadın beni hayrete düşürdü.


diğer okuduğum kitap ise ölümün kimyası. yazarın başka bir kitabını daha okumuştum. bunu okurken farkettim ki meğer bir seriymiş ve ben tesadüfi sırayla gitmişim (:  karakterimiz hem doktor, hem adli tıp uzmanı olan david, ilk kitapta ceset çiftliği denilen bir yerde araştırmalar yapıyordu bu kitapta başına olaylar geldiği için şehirden uzaklaşıp, bir kasabada doktorluk yapmaya başlıyor. ama talihsiz insan işte burada da cinayetler başlıyor ve kendisinden yardım talep ediliyor. bu yardımları yaparken de önceki kitapta olduğu gibi çürüme hızı, böcek evreleri gibi fuzuli bilgiler yerleşiyor hafızamıza unutulmak üzere. kurbanlar kadın, kurulan tuzaklar, avcılar, eski cesetler, arada başlayan aşk. yazar, elimize bissürü şüpheli veriyor biz de acaba hangisi diye akıl yürütüyoruz. ilk kitabına göre bunu daha çok beğendim, sonunda zorlama sürprizler de olmuş ama olcak o kadar (:

2 yorum:

  1. tess den var bende bir kaç kitap ama bilemedim okuyayım mı? fazla kanlı, gerilim değil mi bunla?

    YanıtlaSil
  2. dediğim gibi daha önce okuduklarım iyiydi, bunu sevemedim
    ben gerilimi severim (: çoğu fazla kanlı evet, ama başlamak için fena bir yazar değil yine de.

    YanıtlaSil