30 Ağustos 2014 Cumartesi

rüzgarla gelen

gözüme takılan bir romandı kendisi. kütüphanede bulmak iyi oldu. popüler kitaplar hakkında gün geçtikçe fikrim değişiyor mu ne? kitap için sadece bir aile hikayesi desem yanılmam sanırım. birbirinden arızalı insanları bünyesinde barındıran bir aile bommaritolar. kardeşlerden daha akıllı gibi görünüp aslında deli olan sesilya ailenin yanında kalmış, onlarla ilgilenmiş felan ama sorunlar çıkınca,(iş güç, ameliyat, boşanma felan) ailenin yanından kaçıp giden, eski bir fotoğrafçı olup şimdilerde her gece eve başka bi adam atan izabel ve bin türlü acaip takıntıları olmasına rağmen çok popüler, kanlı bıçaklı kitaplar yazan ceni'yi yardıma çağırıyor. bu kızlar çok gönülsüz olsa da kabul ediyolar mecbur, dönüyolar eve. gümbürtü de o zaman başlıyor. hepsininin kendine has özellikleri ve problemleri var, bi tanesi normal değil, anne ayrı bi olay. sürekli bir takışma, kavga, laf sokma ortamı ama sonra da sarılmacalar felan. evde bi de anane var oldukça çatlak, sürekli hayali uçak kullanıyor, evde bi de henri var ki bi roman karakteri bu kadar sevilir sanırım, otistik bi çocuk (sanırım, yani zihinsel problemleri var) fakat bin insana taş çıkartacak cinsten, sevgi dolu, yardımsever, pek bi yemeklik. onun kitaptaki vasfı insanların ruhlarını iyileştirmek. bu ailenin bugünü, geçmişi, yaşanan sıkıntılar, her türlü delilik, gerçek hayat. herkesin sorunlarına, neden bu durumda olduğuna değiniliyor. bu aile mahallede sevilmeyen, dışlanan bir aile ama kitabın sonunda nerdeyse bütün mahallenin kenetlendiğini okuyoruz. işte bu güzellikleri başaran henri, ama nasıl? özelliklere sonlara doğru, deli gibi ağladığımı da itiraflarımın arasına katayım. hem acıklı hem komik hem ulan ne boş lan bu dünya neler var dedirten hem içinize sevgi akıtan hem sövdüren hem yaralayan hem sorgulatan, öyle bişi. açıkçası çok seri bir şekilde okumadım ama okuduğum hiç bi andan sıkılmadım, çok gerçek bi hikaye, ben sevdim. (pek tabi anlam veremediğim çok kısım oldu, yaşanan bütün zorluklara rağmen annenin evine dönmeyişi, her boku göze alması, baba kısmı havada kaldı saçma buldum, izabelin eve erkek atma olayının altında yatan nedeni ya göremedim ya anlamadım, küçük kızlardan birinin saçlarını yolmasına bu kadar müsaade edilmesini çok tuhaf buldum, yine küçük kızlardan diğerinin din arayışlarındayken burka mı ne giyerek onun müslümanlığı sembolize etmesini, onu giyince verilen bazı tepkilere ayar oldum, harika pasta yapmalarını inandırıcı bulmadım nedense, acaip bi hayat yaşamışken hepsinin mesleki olarak başarılı olmaları da garipti,ne çok şey buldum neyse)
not: kardeş = aşk

5 yorum:

  1. burka olayında ben de cinnet geçirmiştim :/
    ama onun haricinde herkesin illa sevebileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum ki sende sevmişsin :)

    YanıtlaSil
  2. biz mi çok atarlıyız bilmem de çoğu kitapta islamiyetle alakalı bişi buluyorum, deliriyorum. işte ince ince işliyolar, nasılsa bazı zihinler buna müsait. ama okumuyak mı okuyok işte (:

    YanıtlaSil
  3. yok biz atarlı değiliz bu adamlar çok afedersin ama şeref yoksunu... Biz kitaplarımızda hristiyanları yahudileri över dururuz :/

    YanıtlaSil
  4. islam dini de müslümanlar da bu yüzden kaybediyor, biz kendimize, dinimize sahip çıkmıyoruz. biz hoş gördükçe, onlar da hor görüyor, maalesef.

    YanıtlaSil
  5. insana ne ederse kendisi edermiş.. çok haklısınız bizim içimizde dinimize gerekli değer verilmezken başkalarından bunu beklemek abes olur..

    YanıtlaSil