31 Temmuz 2014 Perşembe

iskender

elif şafak, oldukça popüler bir yazar bu durumdan hoşlanmamakla beraber bir kaç kitabını da okudum. bu da onlardan biri oldu. aslında okumamaya karar vermiştim ama kitapsız kalınca şans verdim. çoğu türk romanında olduğu gibi bunda da bissürü karakter var. kim kimdir oturtana kadar canım çıktı zaten. kitap bir türkiye bir ingiltere bir yeni bir eski gidip geliyor. pembe ve kardeşi cemilenin hayatından başlayıp, pembenin çocuklarından devam ediyor. kitap, bölüm bölüm, her bölümü de bir karaktere ayırmış, böylece çoğu karakter iyice anlatılıyor. hikaye, doğuda bi köyde başlıyor, pembe ve cemile'nin anne, babası ve onların hayatları. pembe evlenerek ki evliliği de bi ilginç istanbu'la terfi ediyor, oradan da ingiltere'ye gidiyorlar, böylece ikizler ayrılıyor, cemile köyde ebe olarak hayatına devam ediyor. pembe'nin zor hayatı, zor evliliği ve zor çocukları bunlar da detaylı işleniyor, çocuklardan biri de iskender. evet iskender olayların içinde, önemli bir konumda ama eğer kitabın ismi illa bir isim olacaksa bence pembe olmalıydı. çünkü direkt ve dolaylı olarak onun hayatı anlatılıyor zaten, iskender sadece rollerden biri. böyle bir kitap işte, bir olay oluyor ve onun etrafında dönme dolaplar felan, ama sona doğru da bi şaşırtmacalar, bişiler. roman için bol karakter analizli diyebilirim. sıkıcı değildi, okurken daralıp bunalmadım fena da bi kalınlıkta değil üstelik. öyle kafada aforizmalar yaratmasa da fena değil. kısaca yarım kalmış hayatların işlendiği bir roman. 

7 Temmuz 2014 Pazartesi

aylık vari bişi dört


geçenlerde doğdum ben. ben bi yerde kardeşler bi yerde. kendimi hiç iyi hissetmiyodum, dışarı felan çıkmak ta istemiyodum. saat 11'e doğru kapı çaldı geldi bizimkiler, ben de canlandım pek tabi. güzel sürprizlerim oldu her zamanki gibi, balonlarım, çiçeklerim. hep beraber oturup çay içebilmek benim için en güzel hediye. seviyorum kerataları (: buradan ablama not: her gördüğün balonlu şeyi bana almak zorunda değilsin sana da yazık :p


kursumuz bitti, geçen ay sergimizi de yaptık. çerçeve seçmek, resimleri yapmaktan zor oldu benim için. allah'tan camcı tanıdıktı da beni kovmadı (: açıkçası sergi pek umurumda değildi, bişi de anlamadık zaten sadece yorgunluktu. eğlendiğimiz tek an, hatıra defterine yazı yazmamızdı, bazı şeylerle dalga geçebilmek güzeldir. kursun en güzel yanlarından biri balonlarım diğeri de hayatıma giren bi kaç insan. arkadaşlar da güzeldir.


kpss çalışamama serüvenim de bitti sonunda. araya o kadar şey girdi ki hastalıklar, ameliyat, bir çay sezonu ve tembelliklerim. iyi, kötü bittiğine memnunum. çünkü ders çalışmak, soru çözmek benim için işkenceydi, kim sever ki demeyin ben resmen depresyona giriyorum. motive yöntemlerim beni benden alıyordu. bu kadar zaman içinde en verimli son iki hafta çalıştığımdır. bahane gibi olmasın ama çalışsam da çalışmasam da fark etmezdi, öyle bi sınav oldu. tarih sorularını kaç kere okudum bilmiyorum, lan ne diyo, ne alaka, bu ne dedim durdum, o kadar durdum ki süre felan yetmedi pek tabi (: sonra forumlara bakınca gördüm ki çoğu insan hem fikir. şu an için bitmiş olması benim için kafi, çok çalışıp kendini bu sınava adayanlar için çok üzücü bi durum. gerçi herkes için aynı şey geçerli, puanlar da ona göre olacak sonuçta, hayırlısı. hayırlı demişken ramazan da güzel, hepimizinki güzel olsun inşallah.