13 Nisan 2014 Pazar

bindokuzyüzseksendört

zatı şahane, yıllardır okumak istediğim bir kitaptı. pek tabi zor olduğunu da biliyodum fakat pes etmek olmazdı. nasıl anlatılır bilemiyorum, işte geleceği yani 1984 yılını anlatan bir kitap, aman ne yıl olmaz olsun. orwell, kitabında gelecekte hepsi olmasa bile bir kısmının olacağını düşündüğü şeyleri anlatmış. haklı da çıktı. feci, olumsuz bir ütopyayı yazmış kitabında. ülkenin başında abi denilen birinin olduğu bir sistemle yönetiliyor. ülke sürekli olmayan bir savaş içinde tutuluyor. gerçekler, yok edilip, sistemin uydurdukları tarihe geçiriliyor. insanlar, beyinleri yıkanmış robot gibiler, statüleri iyi olanlar olduğu gibi köle kıvamında olan insanlar var. eşitlik, adalet, özgürlük gibi kavramlar yok. her anınız kayıt altına alınıyor. evde, işte, her yerde kamera ve ekranlar var, böylece en küçük bir yasak hareket içinde bulunamıyorsunuz. açlık, kıtlık var, seks kötü bir eylem kabul edilip, yasaklar içinde. kısaca sizden nasıl olmanız isteniyorsa öyle oluyorsunuz. herkes karşı gelmeden bu kurallara uyuyor. en küçük hata sonucunda hemen yakalanıp, temizleniyorsunuz. kitabın kahramanı winston, bu sistem içindeki doğruluk bakanlığında çalışıyor, gelen haberleri, bilgileri değiştirip düzene uyduruyor. winston, kitabın başından beri hem düzeni hem de kendini sorguluyor. tehlikeli adımı da bir defter alıp, günlük tutmaya başlayarak atıyor, yazarak kendini daha iyi hissediyor. bir gün, iş yerinde farklı bir bölümde çalışan bi hatun bir not sıkıştırıyor eline, böylece aşk kapısı aralanıyor ve yasak listesi de kabarmaya başlıyor. gizli görüşmek için kiraladıkları bir odada sonunda yakalanıyorlar. sevmek de yasak, aşk da yasak, bir birlerine söz veriyorlar, aşklarını unutmamak, satmamak için ama acayip işkenceler sonunda malesef sistem kazanıyor. ben işkence sahnelerine alışığımdır fakat bu kitapta psikolojik olarak gerçekten çok zorlayıcı yerler oldu. öyle bir sorgulama, cezalandırma yöntemi ki, doğru bildiğiniz hiç bir şey bırakmıyor, en anlamsız, saçma şeyler de doğru oluyor ve bütün her şeye evet, tamam demek zorunda kalıyorsunuz. bütün kitabı, bir isyan çıkacak, bitecek hepsi diye diye okudum ama öyle olmadı. winston da abiyi sevmeye başladı ve kitap bitti. açıkçası başlarda araya kitap almayı düşündüm, zordu ama bir gece uykum kaçınca şıp diye bitirdim. elinize alıp hemen vazgeçmeyin derim ben. kitabı çok başarılı buldum, adamın hayal gücüne hayran kaldım ve şükrettim halimize. bugüne bakınca çok uzak değil yazdıkları, bizim ülkemizde de herkes dinlendi, ellerinde koz biriktirdiler, kendi istedikleri gibi olunmasını istediler, çıkar doğrultusunda her şeylerini sattılar, bunlar da abi üstelik. neyse, başlarsam susaman (: kitap zaten baş yapıt benim konuşmama da gerek yok.

2 yorum:

  1. off siyasete de girmişsin :) merak ettim ben bu kitabı.can yayınları ile pek barışamasam da Kütüphaneye bi bakayım var mı acep :)

    YanıtlaSil
  2. çok bağlantılı ve benzer şeyler olunca tutamadım, azıcık ya bişi olmaz (:
    ben kütüphane kuşuyum haliyle oradan buldum, sen de bulursun bence.

    YanıtlaSil