9 Şubat 2014 Pazar

aylık vari bişi iki


harbi aylar oldu günlük vari yazmayalı. hayat aynı rutinlikte devam ediyo bende. kötü şeyler hala kötü iyi şeyler de hala iyi. tek sosyalliğimiz kurs, üç haftadır tatildi aslında. bu hafta tekrar başlıyo, en son hafta sınav bile olduk, sorulara verdiğimiz gayet mantıklı (!) cevaplarla oldukça eğlenceli geçti. bu hafta yağlı boyaya geçiş yapıcaz, kim tutar bizi (: aslında ben pasteli seviyodum böyle elinle yaymak, üflemek zevkliydi, bakalım fırça tutmak belki daha keyifli olur. en azından ablamın dırdırından kurtulucam pasteli sevmedim diye söylenip duruyodu. tembel bünyelere sahip olduğumuz için hala ne resmimiz belli ne de malzemelerimiz mevcut. yumurta dayancak nasılsa cumartesiye (:
kardeşcazım artık usta bi asker hatta 110 günü kaldı (: şimdi yozgatta, çok dsiplinli bi yermiş ama rahatım diyo sevdi orayı. oldukça temizmiş, faruk için en önemlisi de bu. faruğun yemin törenine abla kişisi gitti ben de annemle kaldım köyde uzunca bi süre. iki başımıza oldukça da keyifliydi, şimdi de annem gidiyo bu sefer de ablayla yalnız kalıcam, eminim bu da zevkli olacaktır. gerçi anne faktörü de ortadan kalkınca ablamın tembellik boyutu zirveyi görür gibime geliyo ve emimin ben de ona ayak uydurcam, oh başlasın uyku keyfi. valla şubat ayında mıyız nisan, mayıs mı bilemiyorum ben. hiç olmuyo ama böyle ben bi kar faslı daha bekliyorum ısrarla, hem sağlık hem bereket için. hiç hoş değil mevsimde mevsimi yaşayamamak. iyice aklını kaybetmez dünyamız inşallah. köyde, dışarı çıktığımda başımın üstünde büyük bi ses çıktı, az tırstım felan, sonra ne düştü diye bakmak için mutfak camına gidince orda bi misafir bulduk. önce çok sakin yaklaştık, kaçacağını düşündük ama aksine kedicik hiç oralı olmadı, kaçmadı, kendini sevdirdi, ablam alırken hiç sesini çıkarmadı. biz de dört köşe tabi, bizim burda kediler iki ayaklı görünce, üç buçuk atıp tüy oluyo. içeri alıp, süt içirdik, kıyamam öyle açmış ki, epeyce süt içti, hatta bi ara halime aldı karnı ağrıycak diye, sonra devam etti. kedi bu sonuçta etrafı keşfe çıkıp kendine yer bulmak istedi ama çok pis. ee dışarı çıkarsak hayta asla müsade etmez. alt kattaki ofise koydu abla, kedimiz oldu sandık ama ertesi gün kapısı açılır açılmaz kaçtı. 
ben kpss için ders çalışamamaya devam diyorum pek tabi. bazen kafama esiyo, az biraz bakabiliyorum ama genelde sadece vakit öldürüyorum. istediğim kitapları alamayıp kpss kitaplarına para baymak acaip koyuyo bana. işte yarım saat soru çözsem iki saat internette geziniyorum, bulmaca çözüyorum, kitap okuyorum felan. kaba taslak fena olmasam da ince ayrıntılarda çuvallıyorum, işte nerde hangi maden hangi akarsu yok şu medrese hangi beylik zamanında, efenim anayasanın şusu busu. hayır 80'e yaklaşmalıyım. puandan bişi olcağından değil de çalışmadan girdiğim sınavdan yüksek almalıyım en azından. amann daha çok var deyip, vicdan rahatlatmamı yapıyorum.
son zamanlarda ise dizi izleyememe hastalığımı yenmiş bulunuyorum. bunda mel'in katkısı oldukça fazla. onun yazısında secret'ı gördüm ve izledim, onu da yazmalıyım bi ara. bi ara acaip şekilde sudoku hastalığım tutmuştu, bu kpss' ye soyununca kendimi frenledim epeyce, şu günlerde hortladı gibi (: geçenlerde kutularda bişi ararken elime eski çöplerim geçti (: fi tarihinden kalma aşk mektuplarını felan attım sonunda. aralarında eski bi arkadaşım emre'nin de mektubu vardı, salak bi kavga edip, kopmuştuk. okuyunca çok pis gaza geldim, faceden bulup mesaj attım, ertesi gün cevap attı, çok mutlu olduğunu yazıp, muhakkak konuşmak istedi ve konuştuk ta uzunca bi süre, hiç bişi olmamış gibi, halbuki aradan yıllar geçmiş, yurt dışında yaşamış, çalışmış, dolandırılmış yine çalışmış, evlenmiş ve farklı bi şehirde o da bi ucundan hayatına devam ediyo.rahatladım ve çok üzüldüm geçen giden zamana, çabuk harcıyoruz insanı, zamanı, paylaşımları. geçen hafta da bok gibi bi hafta geçirdim, migren tedavisi için antidepresan kullanıyodum üç aydır. ben uzun zamandır kaşınıyorum ama aklıma gelse de kondurmuyodum sonra okudum felan baktım kaşıntı, bıraktım bakayım kaşıncam mı diye anam ben öyle kötü oldum ki sanki uyuşturucu bağımlısına döndüm. bi haftaya ancak topladı bünyem kendini. baş dönmesi, mide bulantısı ayyy. bu sefer farklı bi ilaç verdi bakalım bu nasıl bi etki göstercek ama en azından migrenle alakalı tedavilerde kullanıldığı yazıyo zavazingosunda. relpax kalp ben, gitmişken onu da yazdırdım pek tabi. bi de cildiyeye uğradım, böyle yanaklarım da kaşınıyodu küçük küçük kabarıyodu, rengi solsa bile hissediliyo yine yüzümde uzun zamandır, ondan sebep krem verdi. ömrü hayatımda ilk defa kullanıyorum böyle bişi, şimdi bu da kaşındırıyo, isilik gibi yaptı beni, ne yapsam bilemiyorum. ben gece şu kremi süremiyorum, bakımlı hatunların işi ne zor yahu. aha da özetimi yaptım kendime (:



4 yorum:

  1. günlerin güzel geçiyormuş, keşke ders çalışmayı aksatmasan sonra pişman olursun kendimden biliyorum. az biraz gayret et. :D günlerinin güzel geçmesi dileğiyle. :D

    YanıtlaSil
  2. heaa güzel mi? çoğu insana göre güzeldir muhakkak,
    oyh çalışamıyorum işte, yaşlanduk da (:
    teşekkürler, sizin de günleriniz mis olsun inşallah.

    YanıtlaSil
  3. ilk resimdeki mavi gözlü kız sen misin :D
    kardeşin içinde Allah kavuştursun deyim ne deyim :/ zor zamanlar erkekler için...
    ama bu Emre olayı çok şaşırtıcı hiç öyle bir tablo çizmiyorsun halbuki :D

    YanıtlaSil
  4. ı ıhhh değilim ama ben de maviyim, orası doğru (:
    aminnn, allah razı olsun. olcak o kadar kısa dönem zati, sabretcez hep birlikte.
    emre olayında nasıl bi tablo var ki, kadir kıymet bilmiyom o mu ): ühü

    YanıtlaSil