22 Aralık 2013 Pazar

haftalık vari bişi

birikmiş haftaları en güzeli fotolarla özetlemek (yazar kişi burada instagrama özenir) hayatımızın tek sosyalliği ve eğlencesi kursumuz devam ediyo. ben de balon çizmeye devam ediyorum pek tabi. tabi hocaya öğ getirmiş olabilirim fakat bu hafta hiç istemesem de manzara çizmeye başladım. çünkü lanet yazıcımın lanet kartuşu çalışmadı, ben de ablanın çıktılarına yeşillendim felan. abla kişisi ve ben böle değişik şeyleri seviyoruz ama hocamız bizle hem fikir olamıyor bi türlü, illa çiçek, böcek felan mı çizmeliyiz ki. hatun beceremezsiniz demiyo da kibar yolla bu olmaz felan diyo ama biz diretmeye devam (: hoş bi ortamımız oldu, öğleyin de bişiler getiriyoruz evden, az yemek bol muhabbet deyip gülüyoruz (bkz:fakir soframız) artık darısı diğer haftalara. ilk fotoyu açıklamadan geçemiycem, aynı anda alınmış iki kutu boya, bin yıllık gibi görünenler bizim, ilk ablam attı yerden yere sonra da ben atıp tamamen parçaladım. kardeşim bunlar da pastel değil cam mübarek (: diğer kutu ise pek titiz arkadaşlarımıza ait onlar da kardeş onlar da iki kişi bizim ne günahımız var ayol ühü.
tek eğlencemiz kurs dedim ama, geçen seneden beri bi geleneğimiz var bir iki ayda bir kadınlar toplanıp, eğleşiyoruz kendi aramızda. akrabanın bi kafesini kapatıyoruz, yemeğimizi yedikten sonra, açılıyo müziğin sesi, horon havası bi yandan, arada çiftetelli, göbekti, poptu araya da yabancı attırıyok deyme keyfimize. bi abla da taklit yeteneğini konuşturuyor. önceki seferlerde az kişi ve daha çok tanıdık olduğu için epeyce eğleniyoduk, bu sefer oldukça kalabalık oldu ve çoğu kişi arkadaşlarını getirdiği için yabancı sayısı da arttı bi de ses sisteminde bi sorun oldu çok eğlendiğimizi söyliyemiycem, ama eğlenenleri izlemek te bişi, zaten biz çok oynak insanlar olmadığımız için ancak masada ya da masa yanında felan hoplayıp zıplıyok. arada ip kopunca cozuttuğumuz da oluyo, şarkı mühim (: köydeki hatunlar toplaştık, yedik içtik, az dedikodu çok gülmece, arada da teyze kuranımızı okudu, oh mis. faruğun askerlik olayı olduğu için misafir ağırladık bolca. bi de kpss felan iki haftadır görüş alanımdan oldukça uzaktı (:
şurda bi ay önce günlük güneşlik havalardan dem vururken ben, kış mis gibi de geldi bi de üstüne karını verdi. hem de epeycene, ben de o güzelliği köyde bol bol yaşadım. ama doğruyu söylemek gerekirse çıkıp ne oyun oynadık ne bişi. ama camdan izlemesi bile değerdi, hele de geceleri daha bi tatlı daha bi romantik. olaydı aşkımız biz de gezerdik karları eze eze, ey gidi. kar bi gecede o kadar fazla yağdı ki nerdeyse bi metreye ulaştı bi de bizim köyümüz dere kenarı, yollarımız kapandı. farukçuk aldı eline kürek başladı yol açmaya. askere gitmeden köyde yaptı acemiliğini (: araba felan mahsur kaldı, ama yol açan kepçe bizim fabrikanın da yolunu açtı ve sorun ortadan kalktı.
kartopu felan oynamadık ama bizim şebeğin karla savaşını izlemek dünyalara değerdi. haytanın kulübesinin önü felan diz boyu kar, annem kapısını açtı çıksın diye, bu gayri ihtiyari kara girdi ama girer girmez geri döndü. sağa bakıyo kar, sola bakıyo kar, bi türlü çıkış bulamadı, el mahkum girdi karın içine, kendine tünel aça aça geldi yanımıza. çağırdık çağırdık girmedi bi türlü kara, faruk aldı kucağına fırlattı bunu, nasıl kaçıyo bizden. yıkanmak oldu mu da hemen anlıyo köşe bucak kaçıyo, yazın dereye sokuyoduk, hemen yüzüp kıyıya çıkıyodu, o sıcaklarda bile nefret ediyo yavrucuk. gerçi az daha ölümüme sebep oluyodu manyak, ben kalebodurların ıslak ve kaygan olduğunu unuttum ve bunun peşine koşma gafletinde bulundum öyle bi düştüm ki, kafa üstü başım zıplayıp yere bi daha vurdu, resmen sarsıntı geçirdim, hala ağrıyo her bi yerim, ama hastaneden nefret eden bi bünyem olduğu için yine gitmedim kontrole felan. son zamanlarda çok düşüyorum, mandalina toplarken de ağaçtan düştüm, sürekli ayaklarım takılıyo bi yerlere, yazın da yine dost üstüme atlayınca kafayı çarpmıştım yere, bildiğin taş gibi kafam var. üzerimde bişi var, hayırlara gitsin.
ve aşkımızı askere yolladık, daha üç günlük asker kendisi. önce bi ankaraya gitti ordan da hataya. hatayda amca kızımız var, insanın kanı dedin mi yetiyo, ne olursa ne kadar uzak olursa olsun, faruğun yanında birinin olduğunu bilmek bile yetiyo bize. misal çarşamba günü teslim etti, yarın ziyaretine gidecek, çok üşümüş, içlik vermemişler ona içlik aldırttık, bazı eksikleri de olmuş kantinden almak ölüm gibi sanırım. ama bugün başarıp iki tost yiyebilmiş ablasının kuzusu. yemekler maalesef kötüymüş, faruk zaten hiç bişi beğenmeyen bi tip, burnu sürtcek bi güzel, bakalım gelince de her şeyde kusur bulcak mı? trabzona havaalanına hep beraber gittik, çarşı da arkadaşları bekliyodu vedalaşmak için, ben daha orda duygusallaştım başladım ağlamaya. bi de sessiz sessiz içim çıktı. ama herkese de sakın ağlamayın diyorum, havaalanında fotoğrafçı kimliğine büründüm, her anı çekmek istediğim için bi de farukla göz göze gelmemeye çalışarak ağlamamayı başardım. ayrılınca azcık ağladık pek tabi, ama ablamla annem de salya sümük oldular sağ olsunlar. sevgilisi de kendini pek güzel tuttu, ağlamadı, insanların içinde ağlayamayanlardan, o daha kötü bi durum bence, ağlayınca rahatlıyon ohh. içimiz burkuldu, gariplendik, ama hep şükür ediyorum bu günleri gördüğümüz için, biz sadece hiç ayrılmadığımız için çok fazla etkilendik, bi de aşığız biz ona ya, aha burnum sızlamaya başladı yine. küçükler sanırım hep çocuğunmuş gibi seviliyo, öyle bişi işte, kıyamıyosun hiçbişiyine. belki bi gün okur burayı, seni acaip seviyorum oğluşum, deli gibi özledim, beni itiklemelerini, laf dalaşmalarımızı, bakış yarışlarımızı, iddialaşmayı, sürekli bişi istemeni, duygu sömürülerini, seni koklamayı, mıncırmayı, üstünde zıplamayı, saçınla oynamayı, ayağını gıdıklamayı çok özledim be çocuk. çabuk gel emi. not: ağlayınca harbi rahatlıyon ha ohh bee.
 
 

2 yorum:

  1. ayy maşallah ne güzel. Sen oğluşum yazınca benimde yeğenlerimle olan ilişkime benzettim. Kardeşin büyümüşte asker olmuş bile. Büyük yeğenimle aramda 10 yaş var. Minik teyze oldum. Kardeşimden çok çocugum gibi sevdim ama :) Seneye liseye gitcek ve benim boyumda. İnanamıyorum tabi. Doğsun diye saat saydığımız gün dün gibi hatrımda olunca... İnsan garipsiyor vesselam. Hayırlısıyla gitsin gelsin çabucacık geçsin inş. kardeşcağzn :) Sıkmayın canınızı, sayılı gün çabuk geçer. Ne yorum yazdım beehhh

    YanıtlaSil
  2. senin gibi olmak isterdim ben de, ama nerdee ablamdan ümit yok ta yine kardeş verecek ellerimize yeğen inşallah, ben yaşlı hala olcam ühühü. ama onun hızına yetişirim ben :p duaların için sağ ol, allah razı olsun. yorumuna kurban (:

    YanıtlaSil