10 Ekim 2013 Perşembe

hiç kimse sıradan değildir ve ikaz

markus zusak, aklımda olan yazarlardan biri idi. gerçi aklımdaki kitabı bu değildi ama ne bulursak kardır hesabı okudum pek tabi (: türü için ne denir bilmiyorum azcık maceralı azcık felsefik bişi. ed ve arkadaşları bir gün bankadayken bir soyguncunun gelip orayı soyası gelir, adamı canından bezdirdikleri yetmiyomuş gibi ed bi de adamı yakalar. zannımca bu nedenle ed birileri tarafından seçilir. posta kutusunda üzerinde mesaj olan iskambil kağıdı bulmasıyla oyun başlar. işte bazılarında isimler bazılarında adresler, ed'e yapılması gereken denmiyor onu kendisi bulmak zorunda, zaten işin zevki de zoru da orası, şunu şunu yap dense olay robotluktan başka bişi olmaz. işte kendini oldukça sıradan bulan ed, insanların hayatlarını değiştirmeye başlıyor. bi taraftan görevleri yerine getirirken bir taraftan da kendi hayatını anlatıyor. arkadaşları, annesi, sevdiği. bir hiç olan bir adamın değişimini gösteriyor bize yazar kişi. roman öncelikle farklıydı, heycanlı ve eğlenceliydi. ayrıca anlatımı rahat, okuması kolaydı, yazıları da kocaman olunca hiç sıkıntı çekmeden aktı gitti. vay anasını süper be değil belki ama benim için güzeldi. kitabın mesajı adından da anlaşıldığı üzere hiç kimse sıradan değildir, öyle mi acaba?
ikaz, polisiyeden ziyade gerilim tarzı bir roman. burda ön planda bir dedektif veya bir suç unsuru yok. başrolünde kendini fotoğrafa adamış kristin var ve bütün konu, olaylar kristinle ve fotoğraflarla bağlantılı. bir sabah bir otelin önünde dört ceset torbası görüyor ve fotoğraflarını çekmek istiyor o anda torbalardan birinde bir kadın elinin dışarda olduğunu hatta hareket ettiğini gördüğünü iddia etmesiyle gerilim başlıyor. öncelikle bu olay gerçek mi bir rüya mı onu anlamaya çalışıyoruz, sonra sürekli kabuslar, çekilen fotolarda çıkan değişik haller, ölü insanları görme, uyarılar almalar felan filan. amaç kadın kafayı mı yedi yoksa gerçek mi bunları öğrenmek. bu konuyla eş orantıda giden bir de aşk yani maykıl var, ama bu taraf ta sorunlu adam evli felan onun ailesiyle ilişkileri, karısı, çocukları da işleniyor. acaba adam seviyo mu, kafasında ne var, neler planlıyor, son nokta da bunlarla alakalı. fikrime gelecek olursam, benim için oldukça sıradan bir kitap. bazı noktalar aydınlanmadı ki en sevmediğimdir. fakat olumsuzluklara rağmen kendini okuttu, sürükleyiciydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder