17 Eylül 2013 Salı

unutulan sesler

unutulan sesler, görüldüğü üzere michael connelly'nin kitabı. daha önceden kayıp delil'ini okumuştum amcanın. kayıp delil'i pek beğenmemiştim ama kitabı görünce bir şans daha vereyim dedim. ve en azından bir öncekinden daha iyi bir kitap okumuş oldum. bu kitap ta kayıp delil'deki gibi harry bosch karakterinin olduğu serilerden biri. daha önceden de dediğim gibi aynı karakterlerin yani dedektiflerin olduğu kitapları seviyorum. kitap tipik bir polisiye. bosch, başarılı bi dedektif ama çözemediği olaylar da var, bunlardan birisine de oldukça takıntılı durup durup tekrar inceliyo. tam da yeniden davayı incelerken dava ile ilgili daha önce şans eseri yakalanmış bir seri katilin itirafı ile başlıyo kitap. ama bu itiraf masumane bir itiraf değil, işin içinde planlar, antlaşmalar, bir savcının oy hesabı felan var. harry de dava ile ilgili olduğu için bu olayın içe çekiliyo, katile keşif gezisi yaptırılırken hopp ortalık karışıyo, işin rengi değişiyo, harry de işin peşine düşüyo tabi, bu olayda kendine yardımcı olsun diye daha önceden de tanıştığı rachel'ı da alıyo yanına hem iş güç hem aşk meşk bi yanda götürüyo beyimiz. harry hem katilin peşine düşüyo hem de dönen dolapları ortaya çıkarmaya çalışıyo, bana da okumak düştü. tipik bir konuyu farklı işlemiş, ters köşeleri de oldu, hmm deyip aa da dedirtti. böle ayy ne oldu diye diye sayfa çevirten bi kitap olmadı ama okurken de sıkmadı. diğer kitaptaki gibi kapalı konular da bırakmadı. orta seviyenin bi tık üstünde bi polisiye oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder