27 Ağustos 2013 Salı

kayıp gül


kayıp gül, bir kaç yıl önce oldukça popüler olan bi kitaptı, ben de elime geçince bi baktım, bissürü alıntı, bissürü dile çevrilmiş, işte küçük prens vari felan denmiş, hmm ne kadaaa iddialı dedim bi de ben okuyum bari, eksik kalırım felan. ana karakterimiz diana, bu güzel, zengin ve başarılı olan kızımız çok sevdiği annesini kaybediyo, işte bunalımlar felan, bi gün kendisine annesinin ona bıraktığı mektuplar geliyo kapıya. önce okumuyo felan sonra yürüyüşe çıktığı parkta, bi dilenci ile karşılaşıyo, allahın işine bak sen artık fal ayağına buna mektupları okumasını söylüyo, kızımız da pek etkilendiği için okuyo tabi ki. işte mektuplarda bi kardeşi olduğunu ve onu bulmasını istiyo annesi, diana'da bunun peşine düşüyo. kardeşinin izini sürerken, yolu istanbula düşüyo, işte burda gül'ü duyabilmek felan fişman bana oldukça manasız gelen bişiler oluyo. hani küçük prens, martı nereee bu nere. diana'nın zeynep hanımla muhabbetleri az sıktı beni. ama işte hane kardeşi nerde nerde diye diye okudum, sonunda da oyh diye kaldım (: böle kişisel gelişim tarzında bi kitap diyebilirim, bence pek basit bi anlatım olmuş, şahsen beğenemedim ben böle şaşalı nasıl pazarlamışlar hayret (:

2 yorum:

  1. ne pazarlamaydı hemde !ama tek beğenen duymadım bende okumadım zaten:))

    YanıtlaSil
  2. evet, ben de hayretlere düştüm, hiçbişi kaçırmadın nabrutçuk.

    YanıtlaSil