6 Haziran 2013 Perşembe

karanlık fotoğraf

bayıldığım harlan coben'in bir kitabını daha okumak nasip oldu bana. adamın adını görünce zaten hiç şüpheye yer kalmıyor acep nedir ne değildir diye. her zamanki gibi polisiye, gerilim bi kitaptı. burda başrolde bir dedektif değil, grace adında evli, çocuklu, mutlu başından türlü olaylar geçmiş bir hatun var. bu hatun değme dedektiflere taş çıkarttı valla. kitap bir kiralık katilin bir savcıya (scott duncan) itiraflarıyla başlıyor, kitabın sonunda da anlaşıldığı üzere harbiden böyle başlıyor tüm olaylar felan. kadın ise tab ettiği fotoğrafların arasında bulduğu, içinde eşinin de olduğu eski bir fotoğrafla katılıyor kitaba. hatun fotoğrafı kocasının önüne koyup ne lan bu diyo (: kocası ise bunun üstüne kayıplara karışıyo, gel de kıllanma. hatun da haliyle kıllanıyo ve polise başvuruyo ama bunu pek iplemiyolar, kadın da hırslı çıkıyo ve düşüyo işin peşine. ama işler oldukça karışıktır, başka başka olaylar böle düğümlenmiş felan. hatun gençkene bi konsere gitmiş ve orda olaylar çıkmış bissürü kişi ölmüş bu da yaralı kurtulmuş. işte o konser gecesi de kitaptaki olayların merkezinde. konserde ölen bi gencin babası olan ve intikam aşkıyla yanan carl vespa var, onun adamı cram var. kimin tuttuğu belli olmayan ağır psikopat olan, her adamı parmaklarıyla ortadan kaldıran kiralık katil eric wu var, adam deli etti beni bi de koreli allahtan kuzeyden (: daha bissürü isim var olaya dahil olan. konu o kadar karışık ki anlatılacak gibi değil, işin aslı kadın kocası jack'i bulmak için büyük bi savaşa giriyor ve süper ötesi aklıyla bütün olayları tek tek çözüyo, ölümü göze alarak. anlatım her zamanki gibi güzel, kurgu şahane, sürükleyici, sonunda yaee adamı böle aaee dedirtirler iddiasında bir kitap, ben pek sevdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder