9 Şubat 2013 Cumartesi

bugüncük

bugün hava mis gibiydi ben ise temizlik yapıyodum içimdeki ahhlarla ki abla kişisi aradı ve geliyoruz dedi hadi, ben de hemen dedim, emreyi de aldık ve düştük yollara. benim haricimde herkes açtı, mecbur bişiler yencekti. döner alalık dediler biz pek lokantada oturup yemek yemeyiz, yaptırır ya sahile gideriz ya yukarlara çıkarız bugün de dönerleri yaptırdık çay için de kurabiyeleri aldık, ziraat bahçesine çıktık. bi güzel yedik ben yarısını ancak yedim evet beni de es geçmediler hayır dememe rağmen, gerçi yarısını da kediye yedirdim (: uyanık pideden yemiyo et verince ohh mis çok yedirince üstüne de ayranını içirdim (: onu da mis gibi içti valla. karınları doyurduktan sonra bunun üzerine çay süper giderdi pek tabi, zaten çay bahçesi orası çayı da pek meşhurdur ayıptır sölemesi rize burası (: iki, üç saat akşam oluncaya kadar takıldık orda, hiç üşümeden süper de muhabbet ettik, güldük bissürü. merkeze inip alışveriş faslına başladık. geçen hafta emre, esra, burak ve kardeşlerle trabzona gitmiştik. iki alışveriş merkezine gittik ama ordan sadece bi ayakkabı, bi yüzük ve bi hırkayla ayrıldığım için tatmin olamamıştım çünkü erkekler her zaman fazlalıktır (: bi gezdirmediler bizi ama faruk öyle değildir o da sever alışverişi yine cebine zarar vermeyi başarmıştı. hemen hemen her gün online sitelere bakar, hiç çekinmeden de bissürü alışveriş yapar netten. başka bi gün ablam bensiz kotona gidip indirimden ciciler alınca kıskanmıştım ben de içimde kalmasın dedim ve bugün bi ayakkabı, bi çanta, bi saat ile kotamı doldurdum sanırım. tabi alsam bissürü şey alırım da para yok oyhh. şimdiler de eve bişi almayı kıyafet felan almaktan daha çok seviyorum, kendi evim olsa ne olur düşünmek bile istemiyorum. benim hiç çeyizim yok (zaten gerek de yok ) yani sadece az biraz el işi var ama öle takımlar, tabaklar, tencereler, elektrikli şeylerden bi tane bile yok, iyi ki de yok çünkü her gün yeni şeyler çıkıyo, alınmış olsaydı beğenmiycektim onları, anneme hep söylenirdi millet almıyo diye ama annem bi tane ya. yani yanlışlıkla evlenirsem sıfırdan alıncak her şey of ne zor be, her halde o zamanlar nefretlik gelir alışverişten ancak (: en sinir olduğum şeylerden biri de çamaşırcı ya da çanak çömlekçilerde çeyiz için mi bohça için mi diye sorulması felandır evlenmiyoruz kardeş biz, bi darlamayın adamı. zaten yenge diyolar bana bak depresyona girdim yine, bılokcan çok büyük dertlerim var getir omzunu ağlıycam az.
not: kimya mühendisleriyle hiç bi alakam yoktur (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder