26 Ocak 2013 Cumartesi

babacık

babam, yürümeyi çok seven, hiç tembellik yapmayan biridir. bol bol yürüyüş yaptığı için yaşına göre çok genç ve dinçtir. o kadar yürür ki dağlara çıkıp iner, evden çarşıya hep yürüyerek gider, bizim arabayla gidebildiğimiz yerlere aman orası uzak mı yürünür der. aynı adam, hemen karşımızda olan camiye kestirmeden gitmek için duvardan atlamayı tercih eder ve sonuç; kırık bi kol epeyce zorlayan bel ağrısı ile eve döner, ha bu arada camiye gidip namazı kılmayı da ihmal etmez. ama olay daha sıcak tabi sonra gelsin ağrılar, acile gidildi, her yer kontrol edildi malum başı da yere vurdu neyseki daha önemli bi olay olmadı. bilek tarafında bi kırık var çok önemli değilmiş zaten onu hiç dert etmiyo ama malesef kalkarken yatarken beline bişiler saplanıp duruyo, zaten beli hasta bi adamdı tam oldu şimdi. inşallah bi kaç güne onun da ağrısı hafifler de ciddi bi sorun çıkartmaz. işte akacak kan damarda durmaz boşa demiyolar, yerinden kalkmaya, bir işi yapmaya, yürümeye hiç üşenmeyen adam yolu kısaltmaya kalktı, hayır 64 yaşında adamsın senin neyine duvar tepelerine çıkmak, eğer belini incitmeseydi oh olsun sana diycektim ama kıyamadım (: olay olduğunda köydeydim ben, o telaşı yaşamamış oldum, annem de sağ olsun akşamdan aramadı tedirgin olmayayım diye bugün haber verdi hemen geldim tabi, akşam da bissürü misafir sağ olsunlar hasta ziyareti. insan böyle zamanlarda yalnız olmadığını görünce mutlu oluyo, kendisiyle beraber üzülen, sevinen birilerinin olması çok kıymetli. işte benim babam 64 yaşında yaramazlık yapan bi çocuk (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder