6 Aralık 2012 Perşembe

martı

kütüphaneye gittiğimden bahsetmiştim, aldığım ilk kitabı geri verirken yenilerini aldım pek tabi. bunlardan biri de martı jonathan livingston. evet martının bir adı var adını geç bi kişiliği, bi hayatı var. uzun zamandır okumak istediğim bi kitaptı. minicik bi kitap çoğu sayfası da martı fotoğrafları zaten. ama umudu öyle güzel anlatmış ki, ah neden ben böyle olamıyorum dedirtti bana. hiç bişi için pes etmiyceksin diyor jonathan, neyi istiyosan çalışıp onu elde etmelisin diyor, onun bunun lafına bakma sen kendi istediğine, kendi tercihlerine bak diyor. okurken evet ne güzel dedim hep ama iş uygulamaya gelince benden daha karamsar, umutsuz, güçsüz, pes etmiş biri yok. her neyse yine kendime küfretmeye başladım. bi insan kendini bu kadar iyi tanıyıp da nasıl düzeltmeye çalışmaz o da ayrı bi olay. tekrar kitaba dönecek olursam kesinlikle sevdim, başucu kitabı tarzında bi kitap.

2 yorum:

  1. Hani bazı kitaplar vardır, bir başlarsınız okumaya ve bitirmeden bırakmazsınız. Martı tam da böyle bir kitap ve uzun yıllar aklınızda kalıyor.

    YanıtlaSil
  2. kesinlikle katılıyorum bana da öyle oldu, eminim yıllarca da aklımda kalacaktır.

    YanıtlaSil