6 Aralık 2012 Perşembe

hem başım ağrıyo hem açım

merhaba sevgili blokcan,
epeyce ihmal ettim seni yazık (: bugünlerde hem bi köy yaptım hem de bi hastane. annemin altı ayda bir yapılan tahlilleri mevcut geçtiğimiz günlerde de tekrarlandılar bu tahlillerden birini yapmak için de bi akşam hastanede yatmak gerekiyo, bu nedenle köyde bi kaç gün kalıp tekrar eve döndüm. hastanede odayı paylaştığımız teyze kendinden geçmiş oldukça hastaydı, malesef hırıltılı nefes alıyodu ve ağır bi koku vardı odada, o yüzden zor bi gece geçirdim. ama allahtan 10'da gitmiştik ve kitaplarım vardı (: inşallah sonuçlar temiz çıkar da bi altı ay sonra devam ederiz artık. eskiden beri kütüphane üyesiyimdir fakat bu üyeliği çok kullandığım söylenemez, zaten her gittiğimde üyelik yenilenir niye bilmem. malesef çok geniş bi kütüphanemiz yok, ne zamandır gitmiyorum yeni şeyler gelmiştir diye düşünmüştüm bu nedenle geçenlerde ablayla gittik. okumak istediğim tek tük kitap gözüme çarptı, yine de şükür olsun tabi ki. ben harıl harıl gerilmeceli bişiler ararken ablam bi harlan coben buldu bana diğer gördüklerimi okumuştum çünkü. okuduğumuz kitap harlan coben'nin büyük vuruş'u. öncelikle ben bu adamı seviyorum. büyük vuruş myron bolitar serisinden. ben bu adamı da çok seviyorum (: bu kitap ta bol polisiye dolu, cinayetler, şüpheliler bi olaylar olaylar. konumuz tenis kültürünü de içermekte zira kahramanların çoğu tenis sporuyla ilgili insanlar. kimi tenisçi, kimi antrenör, temsilci, reklamcı felan fişman. eski bi oyuncu turnuvanın göbeğinde öldürülür, bu kızı kim öldürdü niye öldürdü bunun peşine düşüyoruz, pek tabi yazar beyimizin o akıp giden üslubuyla. anlatcak pek bişi yok kovalamaca işte ve ben tabi ki beğendim.
not: bu yazıyı migrenli bi şekilde yazdım, başlangıç aşamasındayım yarını düşünmek istemiyorum, bi de nasıl açım oyh.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder