7 Eylül 2012 Cuma

boş ben


bir haftadır felan fabrikada değilim, yaptığım şey yatmak,uyumak,okumak ve izlemek. olmuyo kendimi çok boş hissediyorum, hep iyiyim ben böyle memnunum diye kendimi kandırıyodum ama artık yemiyo kendimi bile inandıramıyorum. şurda bi süredir saldık şimdiden çok sıkıldım. kesinlikle bişiler yapmalıyım iş olmuyo kurs felan diyorum,o kadar tembel ve umursamaz bi insanım ki gidip ne var ne yok diye bakmadım bile, halbuki resim kursunu çok istiyorum her seferinde dolu oluyo bi sene önceden yer ayırtmak lazım sanırım, bazen diyorum gir kıytırık bi yere işe ona da cesaret edemiyorum yapamam diye, mal gibi okudum okudum bi halta yaramadı diyo herkes artık ben de demeye başladım, sürekli keşke yirmi olsaydım felan derken buluyorum kendimi keşke iş işten geçmemiş olsaydı diyorum şimdiden bi moddaysam bi beş sene sonrasını düşünemiyorum, kesinlikle çok pişman olucam yapamadıklarıma, yapmadıklarıma sürekli geçmişe dönmüş buluyorum kendimi keşke şöle yapsaydım böle yapsaydım kendime geçti gitti önüne bak yap artık işte bişiler diyemiyorum,çok güçsüzüm çok.bu kadar dert yanma yeter devamlı aynı şeyleri söylemekten de sıkıldım. en son okuduklarımdan bahsedelim en güzeli. açlık oyunları serisinde aşık olduğum kadının başka bi serisini okudum sevgili gregor ve kehanetleri zavallı çocukcağız her kitapta bir felaketten diğerine koşturup durdu. bu seride kendimi çocuk kitabı okuyo gibi hissettim ki çocuk kitabı zaten kocaman kocaman yazılarındna belli (: gerçi fantastik kitapların çoluğu çocuğu olmaz tıpkı filmlerin olmıycağı gibi. gri, felaket, kan, sır ve zaman olmak üzere beş felaketin olduğu be kitaptan oluşuyo seri. mekan yer altı kadro ise yer altında olabilecek bissürü hayvan ve epeyce ilginç insan ırkı işte konuda bunların arasında geçen savaşlar, ilişkiler felan. baş kahramanımız gregor olsa da ben ondan çok ripredi, aresi,howardı,tempi ve tabi ki botu sevdim. her ne kadar açlık oyunlarının verdiği tadı vermese de yine de hiç fena değildi. bilmeme rağmen hayvanların da bi dünyaları, kendi hayatları,dilleri olduğunu bir kez daha farketmiş oldum. dizi olayına gelirsek en son izlediğim iljimae'yi uzuun bi süreçte tamamlamış oldum. geçmişte geçen hikayelerden hele de böle ölümsüz gibi dövüşme ve bi halt olmama olayınından haz etmeme rağmen izledim ve beğendim. doğruyu söylemek gerekirse özellikle son bölümlerini beğendim pek bi heycanlı olduğundan. gerçi sonundan bişi anlamadım yaşıyo mu hayal mi gerçek mi bilemedim. ya sonlar ya mutlu olmalı ya kötü, öyle arada olmamalı, sevmiyorum abi kesin olsun her şey benim hayalime bırakma bişileri o kadar hayal etmeyi sevsem izlemem hayal dünyasında yaşarım zaten. kızdırmayın beni (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder