28 Ağustos 2012 Salı

bayraammmm

evet orta kıvamda geçen ramazan ayından sonra bayramımız da orta kıvamda geçti. ilk iki gün yağmur yağdı ama son gün kıyamadı bize allah, zaten biz her şeyi de son günde yaptık. ziyaretler yapıldıktan sonra kardeşler ve kardeşin sevgilisinlen zaman geçirdik her zamanki gibi bişiler alıp sahilde yedik sonra da paşa gibi eve gittik. iki gün sonra da kuzenler ve kardeşler hep birlik trabzona gittik alışveriş ve eğlenmeye bu da bizim geleneksel bayram eğlencemizdi. yedik içtik, gezdik,güldük böle geçti bayramımız.
not: bu da bayram balonum, harçlık yerine (:

16 Ağustos 2012 Perşembe

muradiye

daha önceden bahsettim mi hiç aklımda yok, bir haftadan fazladır muradiyedeki evde kalıyorum. burada kendimi sanki bi yaylaya tatile gitmiş gibi hissediyorum. bi annem bi babam bi ben, haliyle bol yalnızlık var burda ama bu yalnızlık ara ara sıkıcı olsa da sıkıntıdan patlatan türden değil. burda olmayı seviyorum sanki huzur var gibi. ramazan nedeniyle aslında her zaman öyle zaten öğleyin hatta öğleden sonra uyanıyorum zira sahurdan sonra yatıyorum. kendime gelip namaz felan kıldıktan sonra hatim için dersimi yapıyorum, sonra biraz televizyona bakıyorum,azcık daha zaman geçince kitap okumaya başlıyorum epeyce bi süre de böyle geçiyo, sonra yatıp yuvarlanıyorum biraz, biraz manzaraya bakıyorum,
biraz uyukluyorum, biraz tiviye bakınıyorum sonra sofra kurma faslı sonunda iftara az kaldı (: iftardan sonra yemek yemenin vermiş olduğu keyifle işte sofrayı kaldır namaz felan geldi teravih vakti, sonra camiye iniyoruz kıldıktan sonra eve yürüyoruz saat zaten onu geçmiş oluyo, gelip hemen çay demliyorum, bizimkilerle  muhabbet ede ede çay içiyorum, her akşam muhakkak bi gündem konumuz oluyo (: çay felan oyalandıktan sonra bizimkilerin yatma vakti geliyo tabi bu dediklerimi hep çardakta yapıyoruz,
zaten orda yiyip içiyoruz tivi de orda bi tek yatmaya eve giriyoruz yani, ben de geçiyorum yatağıma ya kitap okuyorum ya bilgisayarda dizi izliyorum ki bizim emektar bozuldu iyicene son bi kaç gündür izleyemez oldum ama babam bugün darlandı ve yenisini aldı kendisine aldı gerçi ama biz de nasipleniyok (: odam aslında üst katta ama annem nedense alt katta onların karşı odasında kalmamı istedi üst katta kimse olmadığı için korkarım felan aklı bende kalsın istemedi ben de fareden tırsttım biraz oluyo çünkü çatıda, ev de tenha olunca girebilir diye azbuz korktum (: odamın dış duvarları taş, iç duvar ve tavan ise tahta pencereleri de minicik
en sevdiğim yönleri de bu evin. tabi en küçük ses kocaman oluyo orası başka, endamlı birisi yürüdüğünde ev de onla beraber yürüyo (: bu odada uyurken yapayalnızmışım uzaklardaymışım gibi geliyo ya da yan yastıkta birisini düşlüyosunuz burası tam balayı için (: malesef çekik birini düşleyemiyorum o kadar imkansız çünkü, neyse daha çok ruhani olarak düşlüyoruz tip felan önemli değil olsun da (: son günlerde sürekli yağmur yağıyo yağmur damlaların sesisyle yatmak gibisi yok başka ses yok zaten açık havalarda çekirge sesi duyulur bi de aa sabahları kuşların sesini de unutmamak lazım, acıktığı zaman kapıya gelen kedinin ağlama sesleri, armut ağacından düşen armutun çıkardığı sesler, annemlerin uyandıklarında çıkardığı tıkırtılar, ne fabrika ortamının sesleri ne de şehir hayatının sesleri, kesinlikle burda insan inzivaya çekiyo kendisini, ha arkadaşlarla toplanıp gürültü yapmak sarmaz mı çok sarar denedik onu da gördük zamanında bu sene kısmet olmadı artık seneye. en son da genellikle yemekleri yaptığımız yeri gösteriyim anecimle, diğer yerleri de çekerdim de üşendim bu yazıyı bile yazarken canım çıktı hakkaten blog sahiplerini kutlamak lazım ne emek veriyolar maşallah. en son yaptıklarımı da başka bi yazıda anlatırım sıkıldım bissürü çünkü (: