3 Mart 2012 Cumartesi

tipik depresif günler

her zamanki gibi deprosyandayım tabi ki bu hiç şaşırtıcı değil. en yakın hatta tek arkadaşımın bebeğinin sağlık problemi var küçücük bebeğin ameliyat olması gerekiyo,bu gerçek hepimizi çok sarstı ama bi kaç gündür toparladık biraz çünkü insan üzülmeye bile korkuyo bu durumlarda,beterin beteri var diyosun dur bak çaresi var sonucunu beklemeliyiz diyosun ya çaresiz olsaydı ya o olsaydı bu olsaydı diyip kafanda bi milyon kez kuruyosun o yüzden dua edip beklemek ve kötüyü çağırmamak en güzeli. hep korkarım şükürsüzlükten. ne zamandır yazmıyorum birikti bişiler. sanırım en son iris ve ramyun shoptan bahsetmiştim ikisini de bitirdim. ramyun shop için pek bişi demiycem rahatıkla izlediklerimin en sonuna yerleştirebilirim ama iris harikaydı, çok beğendim ha onda da oturmadı bissürü bişi artık athenanın diğer adı iris 2 ama bence bağlantılı değiller en azından karekterler bazında, tipik bi türk kızı olarak pek tabi sonundan memnun olmayıp zırladım bi ton. ama niye niyee diye dellendim, umuyorum ki açık kalan kapılar en azından bi nebze athenada işlenir athena için de deliriyorum çünkü cha seung pek kıymetli oppalarımdandır. ama sabredip hemen izlemek istemiyorum öyle bi mazoşist tarafım var en iyileri kıyıp izleyemediğimden acı çekiyorum bol bol. depresif durumlarımdan dolayı yeni bişiye başlamadım. en son olarak şeytanın labirentini okudum, ilk başlarda biraz basit gelse de sonradan keyifli gelmeye başladı en azından sürükleyiciydi, fena değildi kısaca şimdi dokunuş'u okuyorum epeycene karakter analizli bişi betimleme o biçim her ne kadar pek hoşlanmasam da betimleme cart curttan bi okuyuşta 120 li bişi okudum biter heralde. şu anda bi yandan üşüyüp bi yandan terlemeyi başarabilen bi bünyeyim bu yazı bitmek üzere saat henüz yarım ne yapıcağıma dair bi fikrim yok, yazık bana. son olarak bu gün 2 marttı rizenin kurtuluşu, iyi ki kurtuldun rize (:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder