24 Şubat 2012 Cuma

günün özeti

bişiler yazak dedim,birileri okuycak diye yazmıyorum (ki okumuyo) sadece anlatıyorum. bugün ablayla yürüyerekten çarşı yaptık hatta dönüşte de yürüdük beni gibi tembel birisi için oldukça zorlayıcıydı ne zamandır kendime bişi almıyodum bi tunik ve çanta hediye ettim kendime sezon sonu olup ta her bişi ucuzlayınca bissürü şey almak istiyorum ama mantıklı olan ben tabi ki engelliyo bu hissiyatımı. songül ablada oturduk akşamleyin halam vardı işte kızları felan bissürü dedikodu ettik tabi ki her hikayede bi yalan bi haksızlık bi aç gözlülük var,artık akraba bağları,aile,sevgi felan hak getire her şeyin anası para olmuş,para için herkes satılıp herkes atılabilirmiş.her ne kadar bunu bi ton kez görsem,öğrensem de aklım almadığı için her bi anlatılanda tekrardan şoklara giriyorum.en üzüldüğüm şeylerden biri de ailelerin evlatları arasında ayrım yapması tamam hadi birinin sevgisi ağır bastı lan bari çaktırmayın da maddi imkan olarak haksızlık yapmayın da göze batmasın içinizin vaziyeti,anan baban sana haksızlık ederse elin oğlu ne eder, sanırım günde milyon kez şükrediyorum allaha aileme sahip olduğum için çok şükür yeminle.neyse dün esracık da aradı kargosu gitmiş ablacık yollamıştı,pek sevinmiş işte bebeği bişiler almıştık bi de çay yolladık beklemediği için daha da hoşuna gitti sanırım, düşünüyorum da benim de süpriz kargo almam hoşuma gider,yani internetten alışveriş yaptığım da bile kargolar geldiğinde seviniyorum sanki bilmiyorum ne geldiğini (:hmmm sonracığıma 49 days'i bitirdim beğendim ben her ne kadar sonunda gereksiz saçmalıklar olsa da dramlaştırmak için iyi olmuş, benim için bi farkı sevgili oppacıklara ölüp bitmeden rahatlıkla izledim diziyi bunun yanında sanırım ilk defa bütün hatunların da oldukça güzel olduğu diziydi. genelde hatun kızımıyı oppacıklara yakıştırmıyoruz ve sürekli bi kulp takma olayına giriyoruz. okuduğum kitabı da (fazladan bir gün) bitirdim fena değildi ruh hallarini anlatışı,aşkı ve ilişkiyi ele alışı hoştu bunun yanında erotizm de barındırıyodu rahatsız olanlar için zor bi kitap olabilir ama rahatsız edici bi dille anlatmamış yazar kişisi sırada şeytanın labirenti var ona başlıycaz bakalım. dizi olarak ta iris ve flower boy ramyun shop'u izliyorum. irisi pek beğenmekle beraber flower boyun başında pek sıkıldım ama sonraları epeyi toparladı birazdan irisi izlemeye devam edicem.bu yazıyı yazarken bir yandan da mısır ekmeği yoğurt yiyorum joy türk eşliğinde. bu da böle karışık bişi oldu.

18 Şubat 2012 Cumartesi

kendini bilmek


az önce metropol günlüğü adlı blogta bi yazı okudum,gerçekten ne kadar umutsuz ne derece karamsar bi insan olduğumu gözüme doktu resmen.buna takılmıyorum aslında ama annemin dediği gibi bi kaç sene sonra pişman olmaktan korkuyorum sadece.her şeyi bırakıp tüm istediklerimden vazgeçmek her ne kadar kolay yol görünse de uygulama kısmı biraz zorlayıcı.ben böyle iyiyim desem de sırf dış etkenler nedeniyle iyi olamıyorum.sosyal bi insan olmadığım için o boşluğu da dolduramıyorum haliyle hayat bomboş akıp gidiyo hissini bastıramıyorum.pek tabi bunun için sadece bir işe girmem gerekmez pek çok farklı yolla renk katabilirim günlerime.gel gör ki bunu yapacak bi bünyeye sahip değilim,bir ateşleme tetiğine ihtiyacım var,birisi saçımdan sürükleyerek bişiler yaptırmalı bana yoksa gerçekten de en manalı yıllar en manasız şekilde yok olcak.belki de çok basit bi işe girmeliyim ama biliyorum ki o sadece zaman doldurmama yarıycak sadece alacağım asgari ücret beni mutlu etmez ki çünkü maddi bi beklentim yok,kendime yeni bi hayat,yuva kurma niyetinde de değilim,sadece bana lazım olan bir işe yaradığımı,aklımı ve ruhumu boşa harcamadığımı bilmek.kitap okuyarak,sevdiğim şeyleri izleyerek,dinleyerek bu boşluk dolmuyo,yine depresifim yine bunalım ve yine daha ne bok yemeye okudun bakışları,lafları.tüm bu yazdıklarımın aksine sabahtan beri tekno,arembi tarzı şeyler dinliyorum,harika bi denge olayım var (: burayı iyice ağlama duvarı yaptım ama ne yapalım aynılıktan çıkan şeyler de aynı oluyo,rutinlik allah belanı versin be.en son 49 days dizisine başladık ablayla 10. bölümdeyiz ama ablam gittiği için devamı izlemiyorum her ne kadar içim içimi yese de,hepsini sevdiğim gibi bundan da hoşlandım ama her kore dizisi gibi eminim bu dizi de yarısından sonra güzelleşeceği için daha çok seveceğimdir.elimdeki kitap ise fabio volo'nun fazladan bir gün adlı eseri (ay çok edebi)pek benim tarzım olmayan bi kitap,yani bir aşk romanı gibi ama dahası kişilik analizleri gerçekten hoş olmuş,bakalım onu da bi sonlandıralım hele.şu an çok açım,genelde açlıktan ölme kıvamına gelmeden yemiyorum tabi ki sebebi tembellik (: dört balonum var perdemde asılı duran uzun zamandır canlılar,en son patlayan balonum yine bi afacan elinden olmuştu üstelik yılbaşı akşamı sahip olmuştum kendisine tam bir ay üzerine öldürüldü,neyse ki veledi sevdiğim için kendime hakim olabildim.şu anda çalan şarkı kanye west- love lockdown pek beğenirim kendisi tavsiye edilir tabi ki.

15 Şubat 2012 Çarşamba

öffler ve pöffler

epeydir uğramadık buralara.yazcak bişi de yok aslında ne olmuş olabilir?misal dün sevgililer gününü yine ve yine sap gibi geçirdik haliyle oldukça manasızdır gerçi benim için hep manasız olmuştur.en kötü haber olarak malesef netten kore dizilerini izleme olanağımız azaldı sadece diziporttan izleyebiliyoruz o da çok sınırlı işte indirerek izliycez mecburen o bile sıkıntılı megalı bişi yasaklanmış olan bize oldu,gerçi bi arkadaşta baba stok var iki bellek doldurmuş ona bi el koysak süper olcak da nere yığcaz o kadar malı onu bilmiyorum.bildiğim için izlediğim sorry ı love'yu izledim oyhhhh içim çıktı resmen bilmeme rağmen ağlamak onun haricinde iç ezilmesi lannn aşk güzel bişi be sonu kötü olsa bile.bi de nası mazoşist insanlarız resmen acı çekmekten,ağlamaktan acaip zevk alıyoruz hatta fazla ağlayamadığımız için üzülen tipleriz en azından ben öyleyim tipik ergenim 30 olsak ta (: birazdan gezmelere gitcez bissürü aburcubur yiycem belki bunalımdan sıyrılırık az.yalandan bi ton zırvaladım.burdan tüm oppa severlere öpcükkkk (: