31 Ocak 2012 Salı

bile bile


halil sezai isyaaaaannn diyo ben isyanlardayken, bu şarkının eşliğinde yazıya başladım.canım çok sıkkın severek yaptığım tek şey kore dizisi izlemek,yutuptan görüntülere bakmak ve ilgili blogları okumak.ölesiye korkuyorum bi hevesdi geldi geçti demekten ama hiç sanmıyorum,yani böle içime sokmak istiyorum kendilerini öyle sıcak geliyolar,acaip kıskanıyorum o sokaklarda dolaşabilenleri.her şeyin dayandığı nokta para,paramız olsa hiç düşünüp kıskanır mıyım basar giderim.bissürü baktığım blog var resmen hayatlarını adamışlar bi nevi yani yaşam biçimi olmuş,bazısı umutlarını bağlamış,kimisi aşkını yaşıyo,hiç tanımadığın asla göremiyceğin insanlarla ortak noktalarının olduğunu bilmek garip bi his oluşturuyo.oyh çok sıkıldım aynılıktan,bi insan nasıl günlerin,ayların içine eder? bkz:ben.adım gibi biliyorum şu geçen aylar için acaip pişman olucam ilerde tıpkı geçmişten sürekli pişman olmam gibi ama içimde ne bir istek ne de güç zerresi var,ne sınavlara çalışıp kadrolara başvurma ne de orda burda iş arama gücü.bi de milletin baskısı olmasa belki olduğum yerde bunalımımla gül gibi geçinip gitcem ama nerdeeee.yaş bi yerden gidiyo hala karar veremiyorum evlilik şeysine yani tam bi yok istemiyorum diyebilsem içim rahat etcek ama bi yandan da aşk istiyo deli gönül,bebek görünce içimi bi hüzün kaplıyo hay anasını benim olmıycak mı diye? diğer yandan evlenmekmiş,düğünmüş nefretlik geliyo hatta birini uzun yıllar boyu sevme fikrinin imkansızlığı doluyo içime,orda burda gördüğüm erkek tipleri lan hepinizin çıktığı yere ben dedirtiyo.saçma sapan bi ruh halindeyim kısaca.şöyle bi çevreme bakıyorum özellikle tatil olduğu için arayıp etsem organize etsem felan milletle gez dolaş eğleş olcam ama neden kimse benle olmuyo la,illa ben kıçımı yırtcam bişiler olsun diye,demek ki sevilmiyorum diyorum o zaman, öyle de olmadığını biliyorum sadece başka hayatların kıyısında mı kalıyorum bazen.epeydir kitap ta okumadım geçen aylarda yoğun bi şekilde kitap okudum genelde polisiye,gerilim tarzı şeylerdi bi de açlık oyunları serisini okudum az buçuk aşk yaşadım kendileriyle,aynı tarz okuyunca aşkın gözyaşlarına geçiş zor oldu sona yaklaştığım halde elimde kaldı ve soğukluk oluştu yine bende,artık sevdiğim bi tane elime geçicek ki tekrar başlıyalım öle de kanser bi huyum var.değişik olarak pek kıymetli tek arkadaşım tarafından teyze yapıldım,tombitik bi oğluş yeğenimiz oldu ahmet bera efendi.erkek çocukları sevmem genelde artık buna bi kıyak çekicez,görmeden inanmam çok zor gerçek olduğuna bana kalsa biz hala çocuk hala ergen tipleriz aramızdan biri çıkıp evlen üstelik uslu durmamış bebek bile yapmış (: işte bu tipler yüzünden eyvak ne oluyo yaşlanıyom ama ben hala burdayım diyorum,adi herifler sizi.neyse sonuç itibariyle oldukça tembel,boş,manasız bi insan olduğuma tekrar tekrar karar vererek yazımı sonlandırıyorum.
not: bi kişinin okuma ihtimalini göze alarak anamm sen benim gibi olma e mi diyorum.

23 Ocak 2012 Pazartesi

01:11

en güzel şeylerden biri de gecenin sessizliğinde müzik dinlemek olsa gerek. tam anlamıyla hissedebiliyosun müziği araya bir şey karışmadan.yeni bi kulaklık buldum almak istiyorum da denemeden almak tuhaf gelmekle beraber cimrilik yapmaktayım,şu sıralar para harcayasım yok en son netten bi güneş gözlüğü aldım gayet normal boyutta gözüküyodu kocama çıktı şekli şemali tam istediğim gibi de büyük işte annem de güneş gözlüğü büyük olur amacı o felan dedi geri göndermedi eminim takamam,yani tuhaf hissediyorum kendimi gözlükle ama gel gör ki gözlerimin isyanı dinmek bilmiyo. bugün de iyi değilim bir hiçlik hali var ki sorma gitsin,tipik her şey boş her şey anlamsız ne bok yiyorum durumlarındayım.aslına bakarsan gerçekten de öle şurda yaşayıp ölcez neticede kıçı yırtamanın manasını bulamıyorum fakat insanların bu durum umrunda değil.önceden de dediğim gibi deli gibi kore dizisi izliyorum 2,3 günde bitiriyorum hemen yeni bi taneye başlıyorum tıpkı bu gece olduğu gibi başlamamak için kendime baskı kuruyorum arada bi iki gün atlamak istiyorum biterler sonra diye nası bi kafaysa benimki,bu diziler tabi basit,aşk temalı şeyler ama öyle güzelki insanlar o çocukluk o bebeksi yüzler sevmemek mümkün değil,ablama hep diyorum çok geç keşfettik ergenlik çağında izleyip iyice damara bağlamalıydık hem o zaman karakterlere aşık ta olabilirdik iç geçirdiğim delikanlılar kardeşimden küçük ben ağlamıyım da kim ağlasın.en yakın arkadaşım doğum eşiğinde sebisi çok tembel olduğu için bi türlü gelmiyo ve günü geçti bile haliyle yarın geldi geldi yoksa sezeryan.dilerim her şey yolunda gider ben hala bu ergen kafasındayken esram anne olcak çok tuhaf hala kabullenemiyorum bebeğe hediye felan alırken sanki ona değil de başkasına alıyomuş gibi hissettim kendimi, onu yarım dünya şeklinde görmüş olmam bile bişi ifade etmiyo ancak kokusunu içime çekip bağrıma bastırdığımda inanıcam gibi.işte onda da büyük sorun uzaklık yani insanın tek arkadaşının istanbulda yaşaması çok ezik bi durum ha insanın tek arkadaşının olması daha da ezik bi durum tabi ki,neyse yalnızlığımdan dem vurmıycam,evde kokarsan pek tabi yalnız kalırsın millet kapımda yatmıycak heralde.gün geçtikçe iş umutlarımı kaybettiğim gibi daha da önemlisi aşk ihtimalim kalmıyo bile.30 olmama ramak kalmışken hala aşk beklentimin olması esasında ne kadar komik bi insan olduğumun kanıtı olsa gerek. bi süre köydeydim eve döndüğümde yatağımın üstü balon doluydu çok heycanlandım tabi ki pek sevgili babacık bi yerin açılışından yürütmüş kırmızı beyaz balonlar ama neticede ellerinde onlarla eve kadar gelmiş ve gelip te onları öyle görmemi istemiş,bu kadar özel insanlara sahip olmama rağmen mutluluk hala çok zor,işte ben böyle şükürsüz bi yaratığım,kendime bu kadar acıdığım yeter şu adelenin sesi nası güzel di mi?

2 Ocak 2012 Pazartesi

ne yılbaşı ama

ay ay o kadar güzel bi gün geçirdim ki anlatamam desem de tabi ki inanmayın,gerçi günü güzeldi de gecesi kötüydü.insanların ne kadar çıkarcı ne kadar düşüncesiz olduklarını her defasında unutup her defasında tekrardan öğreniyorum.gündüzden halamın bahçesine mandalina toplamaya gittik bi kaç kişi hava çok güzeldi bahçe güzeldi,ama salak ben göt kada ağaçtan inerken ayağamı sıkıştırmaya başarıp kırma kıvamına getiriyodum az daha ama sevgili allahım bu kız zaten bunalım bi de bunun ayağını kırarsak bildiğin deli olur diye düşünerekten zannımca vazgeçti bu plandan ama ayağı kurtarma adına ben de kollarımı siper ettim kendime her yeri çizik çizik mor mor.bi de tembel teneke olduğum için bu eylem beni yordu tüm vücudum hamlandı kıçım öle ağrıyoki desen tam 2736 kez sopa yemiş gibiyim.halama dedim ki bak mandalinaların ne yaptı bana kocama ne diycem hep çizik oldum diyince bana ona söyle seni bu kadar hırpalamasın yumuşak sevsin dedi.durumum ne kadar vahim aşklı meşkli takılmalar bile edemiyorum kıskancak kızacak bi sevgilim bile yok of of.işimiz bittikten sonra yedik içtik dedikodu ettik akşam eve döndük daha arabadan inmeden amcaoğlunun karısı aradı kendisi iki çocuklu olup her hafta muhakkak bize gelir mesele bu değil tabi neyse efenim işte nerdesinizler felan dedim böle böle işte uygunsanız gelcem ben de dedim ki yorgunuz ama uygunuz ne yani o kadar da demiycem mi geberiyorum yorgunluktan üstelik yılbaşı akşamı belki bi planım var belki kutlıycam ya,annem hemen yaa niye öle dedin ayıp olur arayalım gelsinler dedim ki yahu o gelecek ne gezer onda öyle düşünce,yıkandım yattım ben ve her zamanki gibi haklı çıktım ve geldiler sallamadım ben yatmaya devam anamm sen gel benim kapımı aç,çıldırcaktım az daha inadına şimdi kalkamam dedim işte 15 dakka sora felan kalktım,bunun bebek var ona tapıyorum ama bi de 9 yaşında kızı var ona taptığımı söyliyemem malesef,başka bi akraba da çat kapı geldi,üstten kuzen de indi,zaten sinirli olan ben küçükle kavga ettim neymiş telefonu alıp başka odada konuşcakmış sanırsın gen kız manitasıyla konuşcak olmaz dedim bu bi atarlandı kapıları yüzüme kapamalar çığlıklar felan ben de bildiğin asabiyimdir yani hiç evdeki milleti anasını takmadım verdim kalayı ama benle nası laf yarıştırıyo hiç altta kalmıyo sanırsın iki üni bitirmiş te karşıma gelmiş patlıyorum abi ya çocuk dediğin çocuk olsun kızdın mı sussun az saf olsun lapara olsun biraz ne bu ya büymüşler küçülmüşler sevmiyorum,benim bebem olmasın böle yaa.aslında bu yazıyı yazmamdaki maksat buydu çok dellendim yani,hem beni hiç sallamıycan yorgun muyum,hasta mıyım ama ben senin tüm zırvalıklarını çekicem bu durumlar da annem de sabret alttan al kızım diyo ya ben de yapıştırıyorum cevabı kusura bakma anne bu dünyaya bi tane enayi yeter o da sensin ben kötüyüm.bu kötülükse kötüyüm,ben bi yere gitmeden önce kırk kere hesap yaparım davet edilip te giderim,insanları rahatsız etmek asla istemem,çevremdekiler keyiflensin diye tavizler veririm ama bunlar hiç görülmez benim için yapılan tanımlar içinde geçen sıfatlar asabi,deli,kendini beğenmişden öteye gitmez.neyseee ben yorgun olduğum için köye çıkamadım kardeşler de merkeze gelmedi haliyle bol bol telefonda konuşarak ayrı ayrı girmiş olduk yeni yıla,umrumda değil ki yıl geçmiş felan,bu sabah yani öğlen kalktığımda ne yapcam nası geçicek zaman diye düşündüm sonra akşam edene kadar boşver dedim nasısa opplarım var 10 saat aralıksız kore dizisi izleyebiliyorum,evet bence de allah bana akıl versin.