14 Aralık 2009 Pazartesi

1 2 3 başla

Dün gece atıştırırkene şöyle bi bakınayım dedim vay anası ne biçim dalga var,o biçim de rüzgar, o an karar verdim dalgadan,denizden felan filan korktuğuma,ürkütücü resmen,öyle sakin sakin takılan baktığında ah ahh dedirten su birikintisi gitmiş, milyonlarca kolu olan ve ağzından bi ton salya akıtan bi canavar gelmiş,hayır korktuğum için hemen beni kollarına alıp teskin edecek bi manita da yok, öyle öğrendim işte korkumu kendi kendime unutmayı malesef.Zaten bunalımdayım hem de kesin yani,bu yetmiyomuş gibi dün bi de bizim hatunla ( anne) birbirimize girdik.Yani tüm sinirlerimin üzerinden tırla geçtiği yetmiyomuş gibi bi de üç yaşındaki çocuğun elinden şeker alınır da nası böle küser hah aynen öyle küstü bize.Şimdi ben bu durumu en az bi kaç gün yaşıycam,öyle hemen tavlatmaz kendini süründürcek beni böyle.Ya bi misafir gelmeli ya bi telefon çalmalı bişi olmalı.Bugün de yataktan çıkmadık,hava da sağ olsun buhranımın devamı için elinden geleni yapıyo,hakkını vermek lazım.Aslında yıllarca konuşabilirmişim gibi geliyo,kendimi boktan beter bişi gibi hissediyorum,netice de bok da faydalı bişi yani onun bile vazifesi var,daha doğrusu bir sonuç kendisi,neyse ben de o da yok kendimi neyle tasvir edebileceğimi bile bilmiyorum o kadar vahimim.Her insanın sıkıntısı olur muhakkak,ama yahu şöyle gerçekten teker teker gelsin ya nedir çığ gibi sanki olmaz tek tek.Lafın kısası herkesin bi derdi var durur içerisinde demiş meşhur atalarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder